Haberler

21 MART DOWN SENDROMU FARKINDALIK GÜNÜ - 27.03.2018

ÖZEL BEŞİRİ SEYİTOĞULLARI ÖZEL EĞİTİM VE RAHABİLİTASYON MERKEZİ BÜNYESİNDE KAYITLI OLAN DOWN SENDROMLU ÖĞRENCİLERİMİZ BU GÜNDE UNUTULMADI. 21 MART KAPSAMINDA FARKINDALIK YARATMAK İÇİN KUTLANAN DOWN SENDROMLULAR GÜNÜNDE VELİLERİMİZ VE ÖĞRENCİLERİMİZ İÇİN OKULUMUZ PERSONELLERİNCE BİR EĞLENCE DÜZENLENDİ.YAPILAN KUTLAMALARA İLÇE KAYMAKAMI SAYIN MUSTAFA MASLAK,İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ UBEYDULLAH AYDIN, İLÇE ŞUBE MÜDÜRÜ SELİM KARAHANLI,YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ ERSİN ÇELİK in KATILIMIYLA COŞKULU BİR ŞEKİLDE KUTLANDI.

21 Mart (21/3) günü, Down sendromlu insanlarda 21’inci kromozomun 3 tane oluşunun simgesi kabul edilerek Birleşmiş Milletler 10 Kasım 2011 tarihli kararı ile 21 Mart’ı resmi “Dünya Down Sendromu Günü” olarak tanımıştır.

+1 FARKLA AYNIYIZ

İnsan vücudunu oluşturan kromozomların 23’ü anneden 23’ü ise babadan geliyor. Down sendromunda ise, iki adet olması gereken 21. kromozom üç adet oluyor. Bunun sonucunda da toplam kromozom sayısı 46’dan 47’ye çıkıyor.

TÜRKİYE'DE 70 BİN CİVARINDA

En sık görülen genetik bozukluklardan biri olan Down sendromu; yaklaşık olarak her 800 canlıdan biri down sendromlu olarak doğuyor. Dünya üzerinde 6 milyon civarında down sendromlu birey yaşıyor. Türkiye’de henüz net bir veri olmamakla birlikte Down Türkiye Down Sendromu Derneği'nin açıklamalarında 70 bin civarında Down sendromlu vatandaş olduğu tahmin edildiği söyleniyor.

0 - 2 YAŞ ARASI EĞİTİM ÖNEMLİ

Down sendromlu doğan bebeklerin büyüme ve zihinsel gelişmeleri akranlarına nazaran yavaşlık gösteriyor. Bu yavaşlık yaş ilerledikçe yaşıtlarına oranla geride kalmışlık olarak kendini gösteriyor. Ancak Down sendromlulara uygun eğitimler verilerek Down sendromluları hayata kazandırmak mümkün. Bu eğitimlerde 0-2 yaşın önemiyse büyük. Down sendromlu raporu bulunan down bebekler, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Özel Rehabilitasyon Merkezleri'nde ücretsiz eğitimlere katılabiliyor.

 

 

2 NİSAN DÜNYA OTİZM FARKINDALIK GÜNÜ - 03.04.2018

2 NİSAN DÜNYA OTİZM FARKINDALIK GÜNÜ KAPSAMINDA BEŞİRİ SEYİTOĞULLARI AİLESİ OLARAK BU GÜNDE ÖĞRENCİLERİMİZİ YALNIZ BIRAKMADIK.YAPMIŞ OLDUĞUMUZ ETKİNLİĞE TEŞRİF EDEREK BİZİ ONURE EDEN SAYIN BEŞİRİ İLÇE ŞUBE MÜDÜRÜ SAYIN SELİM KARAHANLI, BEŞİRİ TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ DOKTORLARI YAPILAN SUNUMUN ARDINDAN PASTA KESİP ÇEŞİTLİ HEDİYELER DAĞITARAK ÖĞRENCİLERİMİZ İLE HATIRA FOTOĞRAFI ÇEKTİRDİLER. ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERDEN SONRA PROGRAM İYİ DİLEKLER EŞLİĞİNDE SONA ERDİ.

Otizm Spektrum Bozukluğu Nedir?

Çocuğunuzda aynı yaştaki diğer çocukların davranışlarından farklı davranışlar gözlüyorsanız kaygılanabilirsiniz. Bu davranışların otizm belirtisi olabileceğini düşünüyorsanız otizmin ne olduğunu, sizi ve ailenizi ne şekilde etkileyeceğini bilmek isteyebilirsiniz.

Otizm spektrum bozukluğu, doğuştan gelen ya da yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan karmaşık bir nöro-gelişimsel bir bozukluktur. Otizmin, beynin yapısını ya da işleyişini etkileyen bazı sinir sistemi sorunlarından kaynaklandığı sanılmaktadır. Bu metinde otizm spektrum bozukluğu için kullanım kolaylığı nedeniyle zaman zaman otizm terimi kullanılmıştır.

SİZİN HATANIZ DEĞİL!

Otizm spektrum bozukluğunun nedeni nedir?

Bugün, otizm spektrum bozukluğuna neyin neden olduğu bilinmemekle birlikte genetik temelli olduğuna ilişkin bulgular vardır. Ancak hangi gen ya da genlerin sorumlu olduğu henüz bilinmemektedir. Çevresel faktörlerin de otizme yol açabildiğine ilişkin görüşler vardır. Hem genetik temellerin hem de çevresel faktörlerin etkileri üzerine çok sayıda araştırma yapılmaktadır.

Otizmin çocuk yetiştirme özellikleriyle ya da ailenin ekonomik koşullarıyla hiçbir ilişkisi yoktur; bu nedenle otizm spektrum bozukluğunu her çeşit toplumda, farklı coğrafyalarda, ırkta ve ailede rastlanmaktadır.

YALNIZ DEĞİLSİNİZ!

Otizm, günümüzde rastlanan en yaygın nörolojik bozukluktur ve Hastalıkları Kontrol Etme ve Önleme Merkezi (Centers for Disease Control Prevention)'nin verilerine göre 2006 yılında Her 150 çocuktan 1’inde otizm görülürken, 2012 yılında Her 88 çocuktan 1’inde otizm görülmüştür. 2014 yılında verilen son bilgiye göre de, her 68 çocuktan 1’inde otizm görülmektedir.

Otizm tüm ırklarda, etnik gruplarda ya da sosyal statüsü farklı gruplarda görülebileceği, ailenin gelir durumu, yaşam biçimi ve eğitim düzeyi ile otizm spektrum bozukluğu arasında bir bağ olmadığı vurgulanmaktadır.

Cinsiyetle ilişkili olarak farklı görülme sıklığı bilgileri bulunmasına rağmen, ortak görüş, erkeklerde kızlardan daha fazla görüldüğüdür.

Otizm tanısı alan çocukların çoğunda değişik derecelerde öğrenme güçlüğü ve zeka geriliği de görülebilir.

Otizm, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de son yıllarda adı çok sık duyulan bir özel eğitim kategorisidir. Otizm terimi, zaman içinde yerini, otizm spektrum bozuklukları (ASD - autism spectrum disorders) terimine bırakmıştır. Otizm spektrum bozukluğu kavramı ile ilişkili belli başlı olgular şöyle sıralanabilir;

  • Otizm spektrum bozukluğunun nörolojik nedenlerden kaynaklandığı sanılmaktadır. Otizm spektrum bozukluğu tanılı bireylerin önemli bir bölümünde (yaklaşık %35), beyindeki anormal elektrik hareketlerine bağlı olarak; nöbet, istemsiz hareketler, bilinç yitimi vb. nörolojik sorunlar da görülebilir.
  • Otizm spektrum bozukluğu bir ruh hastalığı değildir; ancak, belirtileri bazı ruh hastalıklarını çağrıştırabilir.
  • Yapılan bilimsel araştırmalar, otizm spektrum bozukluğunun çocuk yetiştirme özellikleriyle ya da ailenin sosyo-ekonomik özellikleriyle ilişkisi olmadığını göstermiştir.
  • Otizm spektrum bozukluğunun kalıtsal olabileceği yönünde bulgular vardır; ancak, buna yol açan gen ya da genler henüz bulunmuş değildir.
  • Önceki yıllarda otizm spektrum bozukluğunun görülme oranının 500'de bir olduğu kabul edilirken, son verilere göre, otizm spektrum bozukluğunun yaklaşık her 68 çocuktan birini etkilediği düşünülmektedir. Ayrıca, erkeklerdeki yaygınlığı kızlardan 4,3 kat fazladır.
  • Sanıldığının aksine, otizm spektrum bozukluğu tanılı bireylerin çoğunda, farklı düzeylerde zeka geriliği görülür. Ayrıca, zeka testlerinde, belli alanlar, diğer alanlara kıyasla çok daha geri çıkabilir.
  • Otizm spektrum bozukluğu tanılı bireylerin pek azında (yaklaşık %10), çok güçlü bellek, müzik yeteneği vb. üstün özelliklere rastlanır.

Amerikan Psikiyatri Birliği'nin yayımladığı kılavuza(DSM-V’e) göre Otizm, “Otizm Açılımı Kapsamında Bozukluk” olarak adlandırılıp, iki alandaki yetersizlikle kendini göstermektedir (APA, 2013):

1) Toplumsal İletişim ve Etkileşimde Güçlükler

· İlişki kurma ve sürdürmede zorlanma

· Göz kontağı kuramama

· Duyguları ifade edememe

· Etkileşim başlatma ve sürdürmede zorlanma

2) Sınırlı-Yineleyici Davranış Örüntüler (Tekrarlayıcı Davranışlar)

· Basmakalıp ve tekrarlayıcı motor hareketler

· Aynılıkta ısrar, rutine sıkı bağlılık

· Sınırlı ve yoğun ilgi alanı

· Duyusal az veya çok uyarılma

 

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI - 28.10.2018

 

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI

BEŞİRİ SEYİTOĞULLARI ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON MERKEZİ OLARAK CUMHURİYETİMİZİN KURULUŞ  YIL DÖNÜMÜNÜ COŞKU VE HEYECAN İLE KUTLADIK. KURUMUMUZ ÇERÇEVESİNDE ŞİİRLER OKUNDU RESİMLER ÇİZİLDİ ÇEŞİTLİ AKTİVİTELER İLE KUTLAMALAR YAPILDI. 

Cumhuriyet Bayramı her yıl 29 Ekim’de ulusça, coşkuyla, kıvançla, onurla kutladığımız en büyük milli bayramımızdır. 29 Ekim’de her yıl yurdumuzun hemen her yerinde, dış temsilciliklerimizde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde törenler, fener alayları düzenlenerek, çeşitli sanatsal, kültürel etkinliklerle kutlanır. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Türk milleti için çok önemli ve değerli bir gündür. Çünkü bugünde, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet kurulmuş ve yurttaşlarımız Cumhuriyet yönetimiyle birlikte esasen özünde var olan özgürlük ve eşitlik gibi en temel insan haklarından olan evrensel değerlere kavuşmuş, bu değerleri özümseyerek yaşam biçimine dönüştürmüş, çağdaş bir yapıda yaşamını sürdürmeye başlamıştır. Cumhuriyet bir halk yönetimi şeklidir. Cumhuriyet yönetiminde egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir. Yüce Atatürk’ün ifade ettiği gibi: “Türk ulusunun yaradılışına ve yaşantısına en uygun olan yönetim şekli Cumhuriyettir.” Atatürk bu sözüyle, Türk ulusuna yakışan yönetimin Cumhuriyet olduğunu belirtmiştir. Çünkü Cumhuriyet bağımsızlık, özgürlük ve eşitlik gibi kavramları içinde barındırır. Bağımsızlık, özgürlük ve eşitlik Türk ulusunun önem verdiği unsurlar olduğu için, Türk ulusu ancak bir Cumhuriyet yönetim şekliyle yönetilebilir. Cumhuriyete kavuşmamız tabii ki pek kolay olmamıştır. Cumhuriyet Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasından sonra kurulabilmiştir. Atatürk ve arkadaşları, aziz şehitlerimiz ve gazilerimiz verdikleri mücadeleler ve kazandıkları zaferlerle Cumhuriyeti Türk milletine armağan etmişlerdir. Şehitlerimizin, gazilerimizin armağan ettikleri Cumhuriyet ile Türk milleti bağımsız, özgür ve güven içinde bir yaşama kavuşmuştur. Bu nedenle atalarımızın bizlere bıraktığı Cumhuriyetin anlam ve önemini çok iyi kavramak, Cumhuriyete ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmak, onları korumak görevimizi hakkıyla yerine getirmek durumundayız. Türk milletinin en büyük bayramı kutlu olsun. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize esenlikler ve şükranlarımızı sunarız.
Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün Sözleriyle Cumhuriyetin değerini en güzel şekliyle vurgulayalım:
• Türkiye devletinin şekl-i hükûmeti cumhuriyettir.
• Bugünkü hükümetimizin, devlet teşkilatımızın doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilatıdır ki onun adı Cumhuriyettir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millet ve millet hükümettir.
• Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.
• Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir.
• Cumhuriyet, yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir.
• Türk Milletinin tabiatına ve geleneklerine en uygun olan yönetim, cumhuriyet yönetimidir
• Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslarıyla Türk milletini emin ve sağlam bir istikbal yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibariyle, büsbütün yeni bir hayatın müjdecisi olmuştur.
• Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır.
• Cumhuriyetimiz öyle zannolunduğu gibi zayıf değildir. Cumhuriyet bedava da kazanılmış değildir. Bunu elde etmek için kan döktük. Her tarafta kırmızı kanımızı akıttık. İcabında müesseselerimizi müdafaa için lâzım olanı yapmağa hazırız.
• Onlar, kolaylıkla anlayacaklardır ki, çürümüş bir hanedanın, halife unvanıyla başının üstünden zerre kadar uzaklaşmasına imkân kalmayacak surette muhafazasının mecburî kılan bir devlet şeklinde, cumhuriyet idaresi ilân olunsa bile, onu yaşatmak mümkün değildir.
• Bugünkü hükûmetimiz, devlet teşkilâtımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet teşkilâtı ve hükûmettir ki, onun ismi Cumhuriyettir. Artık hükûmet ile millet arasında mazideki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millettir ve millet hükûmettir. Artık hükûmet ve hükûmet mensupları kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır.
• Son senelerde milletimizin fiilen gösterdiği kabiliyet, istidat, idrak, kendi hakkında kötü fikir besleyenlerin ne kadar gafil ve ne kadar tetkikten uzak görünüşe düşkün insanlar olduğunu pek güzel ispat etti. Milletimiz haiz olduğu özelliklerini ve liyakatini hükûmetinin yeni ismiyle medeniyet dünyasına daha çok kolaylıkla göstermeğe muvaffak olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti, cihanda işgal ettiği mevkide lâyık olduğunu eserleriyle ispat edecektir.
• Temeli büyük Türk milletinin ve onun kahraman evlâtlarından mürekkep büyük ordumuzun vicdanında akıl ve şuurunda kurulmuş olan Cumhuriyetimizin ve milletin ruhundan mülhem prensiplerimizin bir vücudun ortadan kaldırılması ile bozulabileceği fikrinde bulunanlar, çok zayıf dimağlı bedbahtlardır. Bu gibi bedbahtların, Cumhuriyetin adalet ve kudret pençesinde lâyık oldukları muameleye maruz kalmaktan başka nasipleri olmaz. Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır. Ve Türk milleti emniyet ve saadetinin kefili olan prensiplerle medeniyet yolunda, tereddütsüz yürümeye devam edecektir.
• Gelecek nesillerin Türkiye’de Cumhuriyetin ilanı günü, ona en merhametsizce hücum edenlerin başında, cumhuriyetçiyim iddiasında bulunanların yer aldığını görerek şaşıracaklarını asla farz etmeyiniz! Bilâkis, Türkiye’nin münevver ve cumhuriyetçi çocukları, böyle cumhuriyetçi geçinmiş olanların hakikî zihniyetlerini tahlil ve tespitte hiç de tereddüde düşmeyeceklerdir.

• Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. Biz Cumhuriyeti kurduk, o on yaşını doldururken demokrasinin bütün icaplarını sırası geldikçe uygulamaya koymalıdır.
• Cumhuriyet düşünce serbestliği taraftarıdır. Samimî ve meşru olmak şartı ile her fikre hürmet ederiz. Her kanaat bizce muhteremdir. Yalnız muarızlarımızın insaflı olması lâzımdır

 

10 KASIM ATATÜRK'Ü ANMA HAFTASI - 10.11.2018

Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 80. yılında anıyoruz. O’nun, milletiyle el ele vererek Anadolu topraklarında yaktığı bağımsızlık meşalesinin ışığı yalnızca bizim ufkumuzu aydınlatmakla kalmamış, yüzyıllardır bağımlı yaşayan tüm Asya ve Afrika halklarının göğünde de umut saçan bir yıldız kümesi olmuştur. 'İlelebet payidar kalacağına' inandığı genç Türkiye Cumhuriyeti, bugün bulunduğu coğrafyanın kutup yıldızı olmaya devam etmektedir.
Türk ve Dünya tarihinde kıymetli bir yer edinmiş Büyük Önder, 'En büyük eserim' dediği Türkiye Cumhuriyeti’ni genç nesile, genç nesli biz öğretmenlere emanet etmiştir. Bir 10 Kasım’da daha bıraktığı miras ve bizlere emanet ettiği genç nesile hizmetimiz boynumuzun borcudur. Aziz hatırasını saygı, minnet ve şükranla yad ediyorum." ATAMIZIN 80.YILINI ÖZLEM,SAYGI VE MİNNETLE ANIYORUZ.

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ - 25.11.2018

Öğretmenler Günü’nün tarihi bir hayli eskiye dayanıyor. Öğretmenlik mesleğini icra edenleri onurlandırmak için çeşitli etkinliklerin düzenlendiği Öğretmenler Günü pek çok ülkede 1994’ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO tavsiyesiyle kutlanıyor. 5 Ekim günü, 1966 yılında Paris’te gerçekleşen “Öğretmenlerin Statüsü Hükümetlerarası Özel Konferansı”’nın sona erip UNESCO temsilcileri ile ILO tarafından “Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi”’ni oybirliği ile kabul edilişinin yıldönümüdür. Kendi kültürel ve tarihi özelliklerine, okul tatil günlerine göre çeşitli ülkelerde farklı tarihler Öğretmenler Günü olarak belirlenmiştir. Öğretmenler Günü’nün amacı; öğretmenin toplumdaki yeri, rolü, önemi ve değerini anlamak, öğretmeni bulunması gereken yüce yerine oturtmaktır. Öğretmenler arasındaki bağı kuvvetlendirmek, öğrencileri ile aralarındaki sevgi, saygı ve dayanışmayı güçlendirmektir. Emekli olan öğretmenleri saygıyla anmak ve yeni atanmış öğretmenlere mesleklerinin bilincine varmalarını sağlamaktır. İşte Öğretmenler Günü, bu fedakâr öğretmenlerimizin kıymetini bir kez daha düşünüp anlamamızı sağlayan önemli bir gündür. Öğretmenler Günü, öğretmenlik mesleğini yapan insanları onurlandırmak için çeşitli etkinliklerin düzenlendiği bir kutlama günüdür.Pek çok ülkede 1994’ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO tavsiyesiyle Öğretmenler Günü olarak kutlanır. Öğretmenler günü ülkemizde 1981 yılından beri 24 Kasım'da kutlanıyor. Öğretmenler gününün Türkiye'de 24 Kasım'da kutlanmasının nedeni Bakanlar Kurulu'nın Mustafa Kemal Atatürk’e "Millet Mektepleri Başöğretmenliği" unvanını 11 Kasım 1928'de yaptığı toplantıda vermesi ve bu unvanın, 24 Kasım'da Millet Mektepleri Talimatnamesi'nin yayımlanması ile resmileşmesidir.

Mustafa Kemal Atatürk'ün Öğretmenler ile ilgili sözleri

"Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da milleti esaret ve sefalete terk eder."

"Unutmayınız ki sınıfta, Cumhurbaşkanı bile öğretmenden sonra gelir."

"En önemli ve feyizli görevlerimiz, milli eğitim işleridir. Milli eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu suretle olur."

"Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir 'millet' adını alma yeteneğini kazanamamıştır."

"Öğretmenler; Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcilerini, sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır."

3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ - 04.12.2018

Engellilik konusu ülkemizde yalnızca engelli bireyleri ve ailelerini değil, toplumun tüm kesimlerini yakından ilgilendiren önemli bir konudur.Çağdaş dünyanın geldiği ileri noktada engelli vatandaşlarımıza, eğitim, istihdam, barınma, rehabilitasyon ve bakımının sağlanması, ailelerinin desteklenmesi, engellilerimizin üreten bireyler olarak kendi kendilerine yeterli duruma gelmeleri yaşam koşullarının iyileştirilmesi, kolaylaştırılması en önemli hedeflerimiz arasında olmalıdır.Çeşitli engellerine rağmen, hayat mücadelesi veren ve hayatlarını onurlu bir şekilde geçirmek adına ekonomik ve sosyal hayatın içerisinde olan engelli vatandaşlarımız bizim için, birer güç kaynağıdır.Engellilik, sosyal hayatı engelleyen bir kusur değil, desteklenmesi gereken bir durum olarak kabul edilmelidir. Bu nedenle Her fırsatta onları  kucaklayarak eşit ve değerli  bir birey lduklarını göstermeliyiz.Engelli vatandaşlarımızın sorunlarına çözüm üretmek ve tüm hizmetlerden ve haklardan eşit bir biçimde yararlanmalarını sağlamak, insanlık borcumuzun yanı sıra, çağdaş toplum ve devlet olmanın da en önemli gereklerindendir.Bu duygu ve düşüncelerle, 3 Aralık Dünya Engelliler Gününün tüm engelli vatandaşlarımıza sağlıklı, mutlu ve başarılı bir yaşam getirmesini diliyoruz.Bu günde onların yalnız olmadığunı hatırlatmak için kururmumuz çerçevesinde çeşitli etkinlikler düzenlenmiştir.Bu etkinlik kapsamında bizleri yalnız bırakmayıp programımıza eşlik eden sayın BEŞİRİ KAYMAKAMI MUSTAFA MASLAK BEYE, İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ SAYIN UBEYDULLAH AYDIN,HALK EĞİTİM MÜDÜRÜ ABDÜLSELAM BEDİR, İLÇE EMNİYET AMİRİ AHMET YILMAZ,İLÇE JANDARMA KOMUTANI AYDIN GÜNLÜK,BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI VEKİLİ NEDİM ÖTÜN BEYLERE KURUMUMUZ VE ÖĞRENCİLERİMİZ ADINA SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİZİ SUNARIZ.